22 Ocak 2013 Salı

Her an fit kalınabilir mi, her zaman fit olmak mümkün mü, hep fit kalmak mümkün müdür ?

Doğada her canlının bir biyoritmi vardır, yılın bazı dönemlerinde gövdelerinde değişik olaylar meydana gelir. Balıklar yılın belli dönemleri yağlanırlar, ağaçlar kabuk ve yapraklarını dökerler. İnsan vücudu da yılın belli dönemlerinde yağlanmalı ve dinlenmelidir.
Fit kalmak genelde sadece fiziksel görünüm olarak algılanır, bu bakımdan öncelikle fit kalmanın tanımını yapmak gerekir. Fit kelimesi "fitness" sözcüğünden gelir, fitness kelimesinin anlamı "uygunluk" demektir. Uygunluk burada yaşam için uygunluk olarak düşünülmelidir. Günlük aktivitelerimizi gerçekleştirebilmek için belli bir fiziksel güce ve enerjiye ihtiyaç duyarız, bu fiziksel güç ve enerjiyi yaşam kalitemiz açısından hayatımızın her döneminde karşılamamız gerekir. Ancak sürekli formda olmak insan doğasına aykırı bir durumdur. Profesyonel sporcuların da vücudunu dinlenmeye aldığı, performansını tekrar yukarı çıkarmak için aktif ve kontrollü bir şekilde performans eğrisini aşağı düşürdüğü zamanlar vardır, bunlara "off sezon" derler. Profesyonel olmayan, ama düzenli spor yapan insanların da vücut formlarını aynı şekilde planlamaları gerekmektedir. Devamlı formda kalınmaya çalışıldığında "sürantrene" ve "plato" gibi gelişimin durduğu evrelere girilebilir, aynı zamanda eklem ve kas sakatlıklarının gerçekleşme ihtimali de büyük oranda artar.
Yaşam boyu fit kalmaya çalışırken vücudumuzu dinlendirdiğimiz ve yağ oranımızı arttırdığımız periyodik dönemler olmak zorundadır. Yılın dört ayı, ya dört ay üst üste ya da iki aylık periyotlarla veya birer ay şeklinde yıl içine dağıtarak form grafiğimizi düşürüp yağ oranımızı kontrollü bir şekilde arttırmalıyız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder